11 01 2018

İNSANIN SÖMÜRÜLME YOLLARI.

Muhafazakar kesimde içindeki cehennem ateşi ile dolaşır insanlar.
Çünkü buralarda insanın değeri yoktur.
İnsan sadece kutsalların ardına saklanarak sömürülmesi gereken bir araçtan ibarettir.
Çocuk çocukluğunu yaşayamaz, kadın kadınlığını, erkek erkekliğini.
Tanrı emirleri, baba emirleri, örf adet ve töre emirleri
hepsini topladığında ortada yaşatılacak bir kişilik bulamazsın.

Dikkat ediniz! Muhafazakar kesimde öfke alabildiğince üst noktalardadır. Sosyal hayattan özel hayata varıncaya kadar nerede ise herkes haklıdır. Herkes aslında ötekidir ancak nedense ağızlarında "Yaradanı severiz yaradandan ötürü" sözü eksiz olmaz. İnsanların içinde cehennem oluşturan bu öfkenin sebebi kendini yaşatabilecekleri bir kişilik edinememe hıncıdır. Çünkü kendine ait bir kişilik oluşturmasına izin verilmemiştir.

İnançları falanca "ibni" hazretleri tarafından oluşturulmuştur. Aile hayatını toplumun örf ve adetleri şekillendirmiştir. İstediği eğitimi alabileceği şartların nerede ise hiç biri yoktur. Yönlendirme devletin yönlendirmesi ya da anne babanın isteği doğrultuda şekillenmiştir.

Yine dikkat ediniz!
En çok savaşlar dinin en çok konuşulduğu ve en çok hüküm sürdüğü topraklarda çıkmaktadır. Toplumların nerede ise kaderi haline gelmiştir. Bunu salt devletlerin politikası olarak düşünemezsiniz. Muhafazakarlık ve din vurgusu arttıkça öfke ve savaş insanların hayatına girmektedir. Kendi yağında kavrulan, en azından özel hayatını ve sosyal hayatını kendi oluşturabilen, yasaların izin verdiği çerçevede de olsa özgürlük yaşayabilen topraklarda insanlar daha anlayışlı, daha toleranslı ve dışa dönük hayat sürmektedirler.
Eğitimlerinin çıtası yüksek, reel hayatın içinde daha gerçekçi bir yaşam sürmekte ve daha refah içinde yaşamaktadırlar.

Dinin ön planda olduğu ülkelerde ise insanlar reel hayatın içinde daha öfkeli, aile içinde huzursuzluk ve kadına şiddet, sosyal hayatın içinde bir kaos görülmektedir. Bunu dünyanın hangi noktasına bıkarsanız bakınız açık açık görebilmektesiniz.

O halde tutuculuk ve muhafazakarlık insanları baskılayan ve kendi olma yolunu kapayan bir yaşam biçimi. Din sosuna batırılmış verilerle kurallara boğulup yaşanmaz hale getirilen bir hayatın içinde güdülmeye hazır öfkeli insanlar yaratmak bu sistemin istediği bir şey.
Öfkeli insanların gazını alacak kahramanlar çıkarıp yaşayamadığı kişiliği o kahramanın şahsında görme illüzyonu bu sistem tarafından oluşturulmakta.

Öfkeli kalabalıklar sistem tehlikeye girdiğinde kahraman rolüne bürünmüş kişi tarafından maniple edilerek sistemin sigortası olarak kullanılması bu sistemin olmazsa olmazı.

Bireysel olabilmek, kendi kişiliğini oluşturup yaşayabilmek ve bu kişiliğin etrafında aile ve sosyal hayat kurabilen insanlar bireysel ama topluma daha çok katkı sunan insanlar..

Muhafazakar bir hayat yaşayıp din sosuna bulandırılmış kurallarla yaşayan kişilerin toplu olarak cemaat halinde yaşaması, kendi kişiliklerinin oluşmasına izin verilmemesi ve içlerinden sürekli kahraman çıkarma ve onun etrafında toplanma içgüdüsü bireyselleşmenin önüne geçmekte; huzursuz, öfkeli ve kaba insanların oluşturduğu bir toplum meydana getirmektedir.

Devlet denilen erk, bireysel yaşamı önceleyen ve vatandaşlarının kişilik sahibi ve toplumuna değer sunan bireyler olabilmesi için kişilere göre değişmeyen yasalar ile önce eğitim sistemini organize etmesi ve daha sonra adil ve yaşanabilir bir yönetim oluşturması gerekmektedir.
Bireyselliği önceleyemeyen ne fertler ne de toplumlar huzurlu yarınlar oluşturamazlar. Dinsel kuralların öncelikli olduğu, aidiyet sahibi olabilmek için milliyet ve ırkın öncelendiği ve kendi üzerinde yaratamadığı kahramanlığı, önüne konulan kahramanlar ile yaşayan fertlerden oluşan devletler ateşin üzerinde kaynayan kazan misali hiç bir zaman huzuru ve barışı yakalayamazlar.

Mehmet TEKECİ

38
0
0
Yorum Yaz